Notices

Özhan

ÖZHAN (ASOMATO – ASOMATOS)

Girne’nin 27 km güneybatısında , Çamlıbel – Lefkoşa anayolu üzerindedir. Koruçam (Kormacit)’dan sonra ikinci büyük Maronit köyüdür. Günümüzde köy, askeri bölge olarak kullanılmaktadır. Köyde çok yaşlı olan az sayıda Maronitin dışında hiçbir sivil yaşamamaktadır. 2011 yılı nüfus sayımı verilerine göre Nüfus 73’tür.

BAŞMELEK  MİKAİL (ARCHANGEL MICHAEL) KİLİSESİ

Kıbrıs’ta sık rastlanılan modern köy kiliseleri mimarisinde inşa edilen kilise  başmelek Mikail’e adanmıştır.
Köyün koruyucu azizi olan Başmelek Mikail’i  anma töreni her yıl 6 Eylül’de yapılmaktaydı.

KÖYÜN TARİHİ YERLERİ

Kılıçaslan

KILIÇARSLAN
(KÖRDEMEN – KONDEMENOS – KONTEMENOS)

Girne’nin 28 km güneybatısında , Çamlıbel – Lefkoşa anayolu üzerinde , Beşparmak dağlarının güneybatısındaki 220 metre yüksekliğindeki bir tepenin üzerinde kuruludur . 1974’ten önce köylünün geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktı. Seracılık da yaygındı . Köyde büyük çapta sebze ve meyve yetiştiriliyordu . Günümüzde de köyde yaşayan az sayıda ailenin de  ekonomik aktivitileri tarım ve hayvancılığa dayalıdır. 1975’te köy adları Türkçeleştirilirken köye yeni bir ad verilmemiş , Kıbrıs Türklerinin köy için kullandığı “Kördemen” ismi devam ettirilmişti. Bu isim 1990’lı yılların ortalarına kadar kullanılmış , daha sonra köyün ismi  “Kılıçarslan” olarak değiştirilmiştir. Köyün adı , 21 Temmuz 1974 günü Bozdağ bölgesinde şehit düşen Piyade Er Seçim Kılıçarslan’ın soyadından yola çıkılarak “Kılıçarslan” olmuştur.
1974’ten önce köy büyük bir yerleşim yeriydi ve nüfusunun tamamını Rumlar oluşturuyordu.  II. Barış Harekatı sırasında Rumlar köyü terk ederek Güney’e geçince , köy askeri bölge olarak kullanıldığı için boş kalan köy evlerine uzun süre göçmen yerleştirilmedi . Daha sonra köyün çok küçük bir kısmı iskana açıldı ve köye çeşitli yerlerden Kuzey’e göç etmiş çok az sayıda göçmen yerleştirildi. 2011 nüfus sayımı verilerine göre köyün nüfusu 194’tür.

KÖYDEKİ  ÖNEMLİ  ESERLER

BAŞ MELEK MİKAİL (ARCHANGEL MİCHAEL) KİLİSESİ

1841 yılında inşa edilen köy kilisesi , başmelek  Mikail’e kutsanmıştır. Tek mekanlı olan kilise yapısı , Kıbrıs’taki birçok  XIX. yüzyıl  dönemine ait kiliselerde olduğu gibi çok büyüktür. Her yıl 6 Eylül ve 8 Kasım günlerinde köyün koruyucusu kabul edilen Mikail (Archangel Michael) adına dini kutlama ayini düzenlenirdi. Köyün dışında Agios Georgios ve Prophet Elijah (Prophitis İlias) ’a adanmış iki tane şapel bulunmaktadır.

Alemdağ

ALEMDAĞ
(AGRİDACİ – AGRİDAKİ – AGHIRDAKI – AĞİRDAKİ – AGRIDAKIN)

Girne’nin 26 km güneybatısındadır ve Akçiçek köyünden uzaklığı 2 km’dir. Köy ; Girne (Beşparmak) Dağları’nın güneyinde, bu dağ sırasının en yüksek tepesi olan Servili Tepe’nin güneyindeki yüksek bir tepenin yamacında kuruludur. Batısında Kozan , doğusunda Akçiçek ve güneyinde Şirinevler köyleri bulunmaktadır. Köy çam ormanları içerisindedir ve güzel bir manzarası vardır. Köye  Girne – Lapta – Karşıyaka – Kozan yolu izlenerek de ulaşılabilir.

Köyün orjinal adı olan “Agridaki” kelimesinin  anlamı bilinmemektedir. Köyün ekilebilecek arazisi yoktur. Halkın tek uğraşı hayvancılıktır.
1974’ten önce köy nüfusunun tamamını Rumlar oluşturuyordu. Rumların köyü terk ederek Güney’e geçmelerinden sonra , boş kalan köy evlerine hepsi de Baf ilçesi köyleri olan Sarama (Kuşluca), Melandra (Beşiktepe), Zaharga (Tatlıca) ve İstinco (Tabanlı) köylerinden kuzeye göç eden az sayıda göçmen yerleştirilmiştir. 2008 yılında kabul edilen “Köylerin Belediyelere Bağlanma Yasası”ndan sonra köy Lapta Belediyesi’ne bağlanmıştır.
1946’da yapılan nüfus sayımında köyün nüfusu 316 , 1960’ta ise 286 idi . 1996 da köyde yaşayanların sayısı 93 , 2006’da 87  ve 2011 yılında yapılan sayımlarda 86 olarak saptanmıştır.

AGIOS HARALAMBOS (CHARALAMBOS) KİLİSESİ

Köydeki kilise aziz Haralambos’a kutsanmıştır. George Jeffery’e göre modern bir yapı olan kilise 1821 yılında inşa edilmiştir. Rupert Gunnis ise kilisenin inşa tarihini 1920 olarak vermektedir. Kilisenin giriş kapısının üst kısmındaki demir çerçevede “1908” tarihi bulunmaktadır. Bu tarih kilisenin inşaatının başladığı tarihtir. 1908 yılında başlayan inşaat 1920 tarihinde tamamlanmıştır.

Çağdaş Kıbrıs kilise mimarisinin bir örneği olan bugünkü yapıda güzel bir taş işçiliği vardır. Kilise ;  mimari özellikleri bakımından, komşu köy olan Akçiçek’teki Panagia Chryseleousa Kilisesi’ne benzemektedir. Yapının dış duvarlarında sarı taşlar kullanılırken, iç kısmının duvarlarında alçıtaşı kullanılmıştır. Döşeme , mermer ve mozayiktir. Pencereler ahşap,  çerçeveleri ise demirdir. Kilisenin iç kısmı Kıbrıs stili kemerlerle kaplıdır.

Kozanköy

KOZAN (KOZANKÖY)
(LAPTA LARNAKASI – LARNAKAS TIS LAPITHOU)

Girne kentinin 31 km güneybatısındadır. Köyün kuzeyinden ayrılan dar bir asfalt yol ile 1974 – Barış Harekatı’ndan kalan,  efsaneye dönüşmüş tankın bulunduğu yere, KKTC’nin en yüksek noktası olan 1024 m yüksekliğindeki Servili Tepe’ye ve St.Hilarion Kalesi’ne gitmek mümkündür. Köy ile St.Hilarion Kalesi arasındaki uzaklık 21 km’dir. Köy çok eski bir yerleşim yeridir. Beşparmak sıra dağlarının güneye bakan kısmında , 300 metre yüksekliğindeki kayalık bir tepenin yamacında kuruludur.  Köy halkı hayvancılık ve tarımla uğraşmaktadır. Sulanabilen arazilerde sulu tarım yapılmakta , sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Bağcılık da yaygındır.
1996’da köy nüfusu 476, 2006’da ise 464 ve 2011 yılında yapılan nüfus sayımında ise nüfus 375 olmuştur.

 

AGIOS DIMITRIANOS KİLİSESİ

Köyün ana kilisesi Aziz Dimitrianos’a kutsanmıştır. Batı duvarındaki giriş kapısı üzerinde bulunan yazıtta , 1868 tarihinde inşa edildiği yazılıdır. Kilise , dış yapısında hiçbir değişiklik yapılmadan, sadece avluya abdest almak için kullanılan bir sebil inşa edilerek , “Kozan Camisi” adıyla cami olarak kullanılmaktadır.

PANAGIA KATHARIOTISSA (PANAGIA TON KATHARON – PANAGIA KATARİ) MANASTIRI

Manastır köyün kuzeybatısında , bir tepenin düzlüğünde inşa edilmiştir. Manastır binalarının kesin inşa  tarihi bilinmemektedir, Manastır kilisesi Kutsal Bakire Meryem’in göğe kabulüne adanmıştır. Bizans stilinde yapılmış, tek kemerli bir yapıdır.

Hisarköy

HİSARKÖY
(KAMBİLLİ – KAMBİLİ – GAMBİLLİ  – KAMBYLI – KAMPYLI)

Girne kentinin 29 km güneybatısındadır. Çamlıbel’den Lefkoşa’ya giden anayol izlenerek köye gidilebilir . Bu yol üzerinde  biri Çamlıbel’in hemen dışından , diğeri ise Özhan’dan ayrılan ve Hisarköy’e giden iki tali yol bulunmaktadır. Köy halkının geçim kaynakları çiftçilik ve hayvancılıktır . Etrafındaki arazilerde bol miktarda bulunan zeytin ağaçları da köylüye ek gelir sağlamaktadır. Sulanabilen bahçelerde sulu tarım da yapılmakta ve sebze yetiştirilmektedir. 2011 yılında yapılan nüfus sayımına göre köyün nüfusu 194 olarak saptanmıştır.

Köy, çok eski bir yerleşim yeridir . Köyde yaygın bir söylentiye göre bir zamanlar Maronitlerin yaşadığı köye Osmanlı döneminde Trakya’dan gelen göçmenler yerleştirilmiştir. Günümüzde köy ; el değmemiş doğal çevresi , endemik orkideleri ve köy ile Beşparmak dağları arasında kalan güzel vadisi ile turistlerin gözde mekanlarından birisidir . Köy civarındaki doğa yürüyüşleri ve orkide gözlemlerine ,hem bölge halkı hem de yabancılar büyük ilgi göstermektedir.

KÖYDEKİ TARİHİ  ESERLER

KAMBİLLİ (HİSARKÖY) HATİCE HATUN BİN MUSA CAMİSİ

Köyün en eski camisi Osmanlı döneminde yapılmıştır , fakat kesin inşa tarihi bilinmemektedir.     Caminin avlusu bir zamanlar mezarlık olarak kullanılıyordu. Buradaki mezarlardan sadece yazıtsız  olan iki tanesi günümüze kadar gelebilmiştir.

KUTSAL BAKİRE MERYEM KİLİSESİ
(PANAGIA TOU KAMPYLI KİLİSESİ)

Köydeki haç şekilli ve kubbeli Orta Çağ kilisesi aslında bir Maronit kilisesi olup , Bakire Meryem’e adanmıştır. Kilise 1956 yılının Haziran ayında Maronit köylerinde yaşayanların yardımlarıyla  tamir edilmiş ve iç kısmına Maronit Kilisesi tarafından sağlanan haç , ikon vb..dini araç ve gereçler konulmuştur . 1974 Barış Harekatı’ndan sonra  bölgede yaşayan Maronitlerin büyük bir kısmının Güney Kıbrıs’a göç etmesiyle kilise hem cemaatsız, hem de bakımsız kalmıştır. Kilise 1975 – 1993 yılları arasında  köylüler tarafından hayvan yemi deposu olarak kullanıldı, 1993 yılında temizlendi  ve kilisenin Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Maronitler tarafından dini ayin için kullanılmasına izin verildi.
2009 yılında ise kilise,  Maronit toplumunun mirasını korumayı hedefleyen “Kormakitis Trust” isimli sivil toplum örgütünün organizasyonunda , ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı USAID’in finanse ettiği SAVE Projesi sponsorluğunda restore edilmiş ve 8 Aralık 2009 tarihinde yeniden hizmete girmiştir.

ARMUTLU ŞEHİDA

Hisarköy’de bir mağaranın içerisinde bulunan bir yatırın (şehidanın) mezarıdır ve yakınındaki armut bahçesinden dolayı köyde “Armutlu Şehida” diye bilinir.

HİSARKÖY ORKİDE FESTİVALİ

Lapta Belediyesi, Hisarköy Muhtarlığı ile Hisarköy Kültür ve Spor Derneği’nin işbirliği ile  köyde 2011 yılından itibaren her yıl geleneksel olarak “Orkide Festivali” düzenlenmektedir. 2011 yılında festivalin ilk günü düzenlenen törende ; köy meydanına dikilen ve sanatçı  Bahire Korol, Hülya ve Ceylan Dimililer’in ortaklaşa yaptıkları “Benli (veya Sarı) Orkide” heykelininin açılışı yapıldı. Benli Orkide ve Sarı Orkide adlarıyla bilinen   ve    Hisarköy’ün   sembolü   olarak   kabul edilen bu güzel orkide, KKTC sınırları içerisinde bulunan 32 orkide türünden biridir ve ençok Hisarköy yöresinde bulunmaktadır.

Karpaşa

KARPAŞA (KARPASİA – KARPASHİA)

Girne’nin 30 km güneybatısındadır. Karpaşa , 1974’ten önce Maronitlerin yaşadığı 4 köyün en küçüğüydü . Adının Türkçe olan “Kurp-Asia” kelimelerinden türediği ve “Asya’nın yanında” anlamına geldiği tezi yaygındır.

1974’ten önce köy halkı tarım ve hayvancılıkla uğraşıyordu . Bölgeye  düşen yıllık yağış miktarı çok olmadığı  için,  kuru tarım yapılmaktadır. Arazilerin büyük bir bölümü tarıma uygun değildir ve maki bitki örtüsü ile kaplıdır.  Zeytin, zeytin yağı  ve harup köylünün diğer gelir kaynaklarıydı . 2011 yılında yapılan nüfus sayımına göre köyün nüfusu 256 olarak belirlenmiştir.

KÖYÜN TARİHİ YERLERİ

KUTSAL HAÇ (TİMİOS STAVROS – HOLY CROSS) KİLİSESİ

Köy kilisesi “Kutsal Haç”a adanmıştır. Rupert Gunnis’e göre daha önce var olan eski bir kilisenin temelleri üzerine 1924 yılında yeniden inşa edilmiştir .

ANTİK NEKROPOL

Köyün doğusunda antik bir mezarlık alanı bulunmaktadır. Bu bölgede yapılan kazılarda çeşitli tarihi eserler gün ışığına çıkarılmıştır.

Çamlıbel

ÇAMLIBEL 
(MİRTU – MİRTİ – MRYTOU)

Çamlıbel ; Girne’nin 28 km güneybatısında, Girne – Güzelyurt anayolu üzerindedir . İdari statü yönünden  Girne ilçesine bağlı bir “bucak”tır . Köy ; Lefkoşa , Girne ve Güzelyurt’tan gelen üç anayolun birleştiği merkezi bir noktada kurulmuştur ve tüm yolların geçtiği bir kavşak durumundadır.
Deniz düzeyinden 270 m yükseklikte olan bir tepenin düzlüğünde kurulu olan köy  kuzeyde Geçitköy (Panagra) , batıda Tepebaşı (Yorgoz) , güneyde Karpaşa (Karpasia) , doğuda Hisarköy (Kambilli) ve güneydoğuda Özhan (Asomatos) köyleri ile komşudur. Köyün orjinal adı olan Mrytou’nun  kaynağı ile ilgili çeşitli söylenceler vardır. Bunlardan en yaygın olanına göre köyün adı Türkçe “MERSİN” olarak bilinen “MYRTOS veya MYRTIA – myrtle” bitkisinden gelmiştir. Köyün batı kısmı tamamen mersin ağaçları ile kaplıdır ve bu bölge “Mersinlik – Mersinia” olarak bilinir.

1974’ten önce olduğu gibi  günümüzde de köy halkının geçim kaynakları tarım ile küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıktır. Sulanabilen bölgelerde sulu tarım yapılmakta, sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Köy arazilerinde bulunan harup ve zeytin ağaçları da köylüye ek gelir getirmektedir. Köyde, köylünün sütünü işleyip süt ürünlerine dönüştüren bir tesis bulunmaktadır. Köyde yakın köylere de hizmet veren bir merkez ilkokulu (Çamlıbel Aysun İlkokulu), spor kulübü,çocuk parkı,  futbol sahası ve polis karakolu vardır. 2011 yılı nüfus sayımında nüfusu 872 olarak saptanmıştır.

ÇAMLIBEL CAMİSİ

Köy 1974’ten önce bir Rum köyü idi . Bu nedenle köyde cami yoktu. 1974-75 döneminde Güney Kıbrıs’tan göç eden Türklerin köye yerleştirilmesinden sonra bir camiye gereksinim duyuldu  ve  köy meydanına yakın bir yerde bulunan boş bir arsaya cami inşa edildi . Minareli olarak inşa edilen bu cami modern bir yapıdır ve  önemli bir mimari özelliği yoktur.

TARİHİ SU KEMERLERİ

Çamlıbel ile Karpaşa arasında bulunan ve bir zamanlar köy dışındaki pınar ve kuyulardan hem köye , hem de köyün en önemli yapısı olan Saint Panteleimon Manastırı’na su getirmek için inşa edilen su kemerlerinin kesin inşa tarihi bilinmemektedir . Kemerler yer yer yıkılmış olsa bile yine de çok büyük bir kısmı sağlam durumdadır. 2011 yılının başlarında ayakta kalan kemerlerin restorasyonu Lapta Belediyesi tarafından gerçekleştirilmiş ve yok olmasının önüne geçilmiştir.

KÖYÜN TARİHİ ESERLERİ

SAİNT PANTELEİMON MANASTIRI 
(MONİ AGIOS PANTELEIMONOS)

Osmanlı Döneminde Mirtu köyünün büyümesinde, gelişmesinde ve sosyoekonomik yapısında önemli bir rolü olan manastır  köyün doğusunda , Çamlıbel – Lefkoşa yolu üzerindedir. Manastırın inşa edildiği tarih ile ilgili  kesin bir belge yoktur .

Kuruluş aşamasında Kıbrıs’ı ziyaret eden Rus gezgin keşiş Vassili Barski’ye göre manastırın inşa edildiği tarih 1735’tir.  Bugünkü manastır binaları değişik dönemlerde yapılmıştır. Manastırın ana giriş kısmı ve misafir kompleksinin bir kısmının inşa tarihi 1910’lu yılların başıdır. Binaların büyük bir kısmının mimari özelliği yoktur . Fakat kilise yapısı Rönesans dönemi özelliklerini  içerir . Kilise iki geçitli (koridorlu) ve kemerli bir yapıdır.
Manastır biri güneyde , diğeri ise batıda bulunan iki bina kompleksinden meydana gelmiştir. Bu komplekslerde yer alan yapıların tümünün  hem zemin, hem de üst katları kemerlidir.
Manastır binaları II.  Barış Harekatı’nın tamamlanmasından sonra askeri bölge içerisinde kaldı.  2000’li yılların sonlarına doğru askeri birlikler  bölgeden tamamen çekildi ve manastır binaları boşaltıldı . Günümüzde kilise ve manastır binaları Lapta Belediyesi ve Vakiflar Dairesi ortaklığında tavan güçlendirme ve temizlik çalışmaları ile korunmuştur.

MARGİ (MARKİ) KİLİSE VE MANASTIRI

Maronitlere ait  bir rahibe manastırı olan Marki , Çamlıbel’in 1.5  km doğusundadır. Kilise 1960 yılından önce tamamen yıkılmış ve harabe durumuna gelmiştir. Manastır binalarının ise izi bile kalmamıştır ve günümüzde temellerini bile görmek mümkün değildir. Manastır yakınındaki küçük şapel ise Maronit toplumu tarafından günümüzde de kullanılmakta ve her yıl 8 Eylül günü burada ayin düzenlenmektedir.

MAVİ KÖŞK

Çamlıbel’deki  Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolundaki askeri bölgede  bulunan iki katlı bir yapıdır.
Köşkün tarihçesi ve geçmişi ile ilgili yazılı bir kaynak yoktur. Hatta kime ait olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Köşkte görevli askerlerin verdiği bilgilere göre köşk , İtalyan asıllı ve Kıbrıs doğumlu bir Rum olan Paolo Paolides (Pavlo Pavlidis)’e aittir . Pavlidis , Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olan Makarios’un  Kıbrıs Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu olarak görev yaptığı dönemde, en yakın arkadaşı ve özel avukatıymış . Avukat olmasına rağmen  Mafia üyesi ve Ortadoğu’nun en büyük silah kaçakçısı olduğu ve avukatlık mesleğini silah ticaretini gizlemek için seçtiği söylenmektedir. Bu nedenle köşkü;  kimsenin dışarıdan göremeyeceği , ancak her tarafa hakim olan bir yerde bulunduğu için tüm çevreyi görebileceği bir yere  inşa ettirdiği anlatılır .
Pavlidis’in   1974   Barış    Harekatı sırasında köşkü terk ederek İtalya’ya kaçtığı söylenmektedir.
Günümüzde bu yapı “Mavi Köşk” adı altında müze olarak korunmaktadır.

Tepebaşı

TEPEBAŞI
(YORGOZ – DIORIOS – DHIORIOS)

Girne kentinin 32 km batısında , Girne – Güzelyurt anayolunun üzerinde kurulu bir köydür. 1974’ten önce Türkler arasında köyün adı “Yorgoz” idi. 1975’te köy adları Türkçeleştirilirken , bir tepenin üzerinde kurulu olmasından dolayı köye “Tepebaşı” adı verildi . 2011 yılı nüfus sayımı verilerine göre köyün nüfusu 774 olarak saptanmıştır.
Köy halkının geçim kaynakları hayvancılık ve tarımdır . Tahıl ekiminin yanında , köyde sulanabilen bölgelerde sulu tarım da yapılmakta ve sebze yetiştirilmektedir . Domatesleri ada çapında ünlüdür . Dağlık kısımlarda çok sayıda zeytin ve harup ağacı da vardır . Ormanlık alanlarda yetişen mantar da köylüye ek bir gelir sağlamaktadır.

TEPEBAŞI (YORGOZ) BELİĞ PAŞA  CAMİSİ

Bir zamanlar hukukçu olarak en üst düzeylerde Mısır’da görev yapan, Lefkoşa’nın zenginlerinden sayılan ve köyde yazlık bir konağı bulunan Ahmet Beliğ Paşa (1851 – 1924) tarafından 1901 yılında yaptırılan Yorgoz Camisi, güneydoğu – kuzeybatı yönünde inşa edilmiş kare planlı büyük bir yapıdır.

KÖYÜN TARİHİ  YERLERİ

AGIA MARINA KİLİSESİ (ESKİ KİLİSE)

Azize Marina’ya adanan köy kilisesi XIX. yüzyılın başlarında daha eski bir kilisenin temelleri  üzerine inşa edilmiştir. George Jeffery kilisenin inşa tarihini 1850 olarak vermektedir . Günümüzde kilise harap durumdadır.

AGIA MARINA KİLİSESİ (YENİ KİLİSE)

Eski kilise ile aynı adı taşıyan yeni kilise XX. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir. Çok büyük kubbesi ile dikkati çeken modern görünüşlü bu kilisenin hiçbir mimari özelliği  yoktur. Yapıda dikkati çeken tek özellik  çan kulesinin ana yapıdan ayrı oluşudur.

TEPEBAŞI  PINARI VE ÇEŞMESİ

Köyün en güzel tarihi eserlerinden olan köy çeşmesinin inşa tarihi bilinmemektedir . 1998 yılının Kasım ayında köye seçilen yeni muhtarın köyde başlattığı temizlik kampanyası sırasında kaldırılan çöp ve moloz yığınlarının altında bir çeşme yapısının bulunduğu fark edilmiş ve yapı korumaya alınarak restorasyonu yapılmıştır. Günümüzde çok iyi durumda bulunan bu çok musluklu çeşmeden akan su , köy yakınlarındaki bir pınardan gelmektedir.
Çeşme kesme taştan yapılmış , çok musluklu bir köy çeşmesidir . Yol düzeyinden daha aşağıda bulunan düz bir platform üzerine inşa edilmiştir. Ön cephesinde , sütunlar üzerine oturan beş kemerin  oluşturduğu nişler içerisinde musluklar bulunmaktadır. Kuzey yönündeki son niş,  diğerlerinden daha büyüktür. Haznesi yoktur . Çeşmeye bağlı olan bir de büyük su kanalı bulunmaktadır .  Çeşmeyi hatırlayan yaşlı köylülerin anlatığına göre 1974’ten önce bu çeşmeden 24 saat bol su akıyordu . 1974’ten sonra da kısa bir süre akmaya devam etmiş , sonradan kurumuştur.  Köylüler 1978 yılına kadar çeşmenin aktığını söylemektedirler.

GELENEKSEL MEDOŞ LALESİ FESTİVALİ

Lapta Belediyesi ve Tepebaşı Kültür Sanat ve Doğayı Koruma Derneği tarafından her yıl düzenli olarak Medoş Lalesi Festivali gerçekleştirilmektedir. Festivalin amacı, bölgenin tanıtımını sağlamak ve bölgeye gelen ziyaretçilere bölgenin değerlerini ve güzelliklerini en iyi şekilde yansıtmaktır.

Akdeniz

AKDENİZ
(AYİRİNİ – AYRİNİ – AYA İRİNİ – AGIA EIRINI)

Girne   ilçesinin batıdaki son köyü olan Akdeniz , Girne kentinin 38 km güneybatısındadır ve  Omorfo (Güzelyurt) Körfezi’nin yakınındaki bir düzlükte  kuruludur.Köy; kuzeyde Koruçam (Kormacit) ile Sadrazamköy (Livera) , doğuda Tepebaşı (Yorgoz) ile Karpaşa (Karpasia) , güneydoğuda Güzelyurt ilçesine bağlı bir köy olan Kalkanlı (Kapouti – Kalo Chorio) ve güneybatıda yine bir Güzelyurt ilçesi köyü olan Yayla (Kumköy – Syrianochori) ile komşudur. Köy orjinal adı olan Ayirini (Aya İrini) adını ; 1260 yılında burada yaşadığı söylenen ve öldükten sonra azize ilan edilen  Rahibe Eirene (İrene)’den almıştı . Köy adlarının Türkçeleştirildiği 1975 yılında köye , yakınındaki Akdeniz Ormanları’ndan dolayı “Akdeniz” adı verilmiştir.

Etrafı ormanlarla kaplı olan köy verimli topraklara sahiptir. Bu nedenle tahıl ekimi yanında sulu tarım da yapılmakta ve her çeşit sebze , meyve ve narenciye yetiştirilmektedir . Köy özellikle karpuzu ile ünlenmiştir. Köy arazileri içerisinde bulunan harup ve zeytin ağaçları da köylünün diğer gelir kaynaklarıdır. Köyde hayvancılık çok gelişmiştir . Hayvanlardan sağlanan süt , köy içerisinde ve yakınında bulunan tesislerde  başta “hellim” olmak üzere süt ürünlerine dönüştürülmektedir .
1974’ten önce köy, Türklerin çoğunlukta olduğu karma bir nüfusa sahipti . 1946 yılında yapılan nüfus sayımında köyün nüfusu 368 idi . Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilan edildiği 1960’ta yapılan sayımda ise köyde 305 Türk ile 166 Rum yaşıyordu ve toplam nüfus 471 idi . II. Barış Harekatı’nı takiben köydeki Rumlar köyü terk etmişlerdi. 1996 yılındaki sayımda Akdeniz köyünün nüfusu 478 , 2006’da ise 597 ve 2011 yılında yapılan sayımda 522 olarak saptanmıştır .
Köyün 2 km batısında , Omorfo Körfezi’ndeki  4300 m uzunluğundaki plajın altın sarısı kumsalı, “chelonia  mydas” türü kaplumbağaların yumurtlama alanıdır. Plaj , orman ile içiçedir .

KÖYDEKİ  ÖNEMLİ  ESERLER

AKDENİZ (AYİRİNİ) CAMİSİ

Köy meydanında bulunan cami oldukça yeni bir yapıdır . Camiden ayrı olarak inşa edilmiş olan minare ise  1990’lı yıllarda , sonradan yapıya eklenmiştir.

 AKDENİZ KÖY CAMİSİ

AGIA EIRINI (AYA İRİNİ – ST.İRENE) KİLİSESİ

Köyün batısında bulunan  kilise Azize İrini’ye adanmıştır. Mimari bakımdan bir özelliği olmayan yapının inşa tarihi 1832’dir. Rupert Gunnis’e göre kilise avlusunda , 4 satır halinde yazılar içeren Roma dönemine ait bir mezar taşı (cippus) bulunuyordu .

ANIT AĞAÇ
KIZIL ÇAM “MERSİNLİK ÇAMI” (Pinus brutia Tenore) – Pinaceae

Orman Dairesi tarafından “Anıt  ağaç” olarak kabul edilen Mersinlik Çamı ,  Tepebaşı – Akdeniz köyleri arasındaki asfalt yol üzerinde bulunmaktadır. 21 m yüksekliğinde ve 3.50 m çevre genişliğindeki bu ağaç yaklaşık olarak  300 yaşındadır. Orman Dairesi Güzelyurt Bölge Şefliği’nin kontrolundadır.
2000 yılında kabuk böceği hastalığı nedeniyle kurumuştur.

AKDENİZ ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ

Avrupa Birliği (AB) Doğa Koruma Projesi kapsamında koruma altına alınan “Akdeniz Özel Çevre Koruma Bölgesi”, ilçenin batı kıyılarında geniş bir alanı kaplamaktadır. Bitki, hayvan ve kuş türleri için çok önemli ve bozulmamış bir doğal alandır. Bu bölgede “endemik Limonium türleri bulunduran Akdeniz vejatasyonlu deniz uçurumu” habitatı ve “embriyonik değişken kum tepeleri” gibi  çok  hassas habitatlar   dokunulmamış   olarak
korunmuştur. Bu koruma bölgesindeki en önemli bitki türleri ; endemik “Kıbrıs Medoş Lalesi” ve endemik bir orkide türü olan “Kıbrıs Ofrisi”dir. Bölgedeki  kumsal alanlar ve plajlar  ise Yeşil ve Sini Kaplumbağaları’nın yumurtlama alanlarıdır. Yedi endemik kuş alttürünün göründüğü Akdeniz Özel Çevre Koruma Bölgesi, bulunduğu yer dolayısıyla Avrupa , Sibirya ve Kafkaslar’dan gelen 200’den fazla göçmen kuş türü için de önemli bir konaklama merkezidir.

AKDENİZ ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ

KUM TEPELERİ

AKDENİZ AYRELLİ FESTİVALİ

1974 öncesinde “5 Mayıs Aya İrini Panayırı” olarak düzenlenen etkinlik, 1974’den sonra 2013 yılında ilk kez 1. Akdeniz Ayrelli Festivali adıyla Lapta Belediyesi, Akdeniz Muhtarlığı ve Akdeniz Köyü Kalkındırma ve Çevreyi Koruma Derneği (AKÇEV) işbirliğinde gerçekleştirildi. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi ve bölge tanıtımına katkı sağlaması amaçlanmaktadır.

Koruçam

KORUÇAM : MARONİT KÖYÜ
(KORMACİT – KORMAKITI – KORMAKİTİS)

Girne’nin 34 km batısında bulunan bir Maronit köyüdür. Köye iki değişik yol izlenerek gidilebilir. Köyün denize olan uzaklığı; kuzeyde 2 km,  batıdaki Güzelyurt (Omorfo) Körfezi’ne ise 5 km’dir. 2011 nüfus sayımı verilerine göre köyün nüfusu 309’dur.

Köyün adının kaynağı ile ilgili üç değişik söylenti vardır. Birinci söylentiye göre köyün adı “Koura” kelimesinden türemiştir . Koura , Lübnan’da bulunan bir köyün adıdır ve Kormacit köyünü kuranların bu köyden göç ettikleri söylenmektedir. İkinci söylentiye göre İ.Ö. VIII. yüzyılda ticaretle uğraşan Fenikeliler Lübnan’dan Kıbrıs’a gelmişler ve adanın kuzeybatısında, “Kormia” adlı bir ticaret kasabası kurmuşlardır. Tarihçiler bu kasabanın bugünkü Sadrazamköy (Livera) köyü yakınında olduğunu ileri sürmektedirler. Üçüncü söylenti V. yüzyılda yaşamış olan St.Barnabas’ın otobiografisinde ,  Livera köyünün yakınında “Krommiakitis” mevkiinin  bulunduğunu ve bu bölgenin antik bir devlet olan Kermia’nın hudutları içerisinde olduğunu yazmaktadır. Bu tarihçiler köyün adının “Krommiakitis” kelimesinden geldiğini ve St.Barnabas’ın bu köyü ziyaret ettiğine inandıklarını  belirmektedirler.

Köyün en önemli özelliği ,  bölgenin en çok yağış alan köyü oluşudur. Bu nedenle köyde tahıl ekildiği gibi , sulu tarım da yapılmaktadır. Köyde hayvancılık da gelişmiştir ve bölgenin diğer köylerine göre oldukça ileri durumdadır. Köy arazilerinde, çok sayıda zeytin ve harup ağacı da bulunmaktadır.

KÖYÜN TARİHİ YERLERİ